Coğrafi işaretli, kumla kavrulan Ağın leblebisinin lezzet yolculuğu

Coğrafi işaretli, kumla kavrulan Ağın leblebisinin lezzet yolculuğuİlçede daha önce ailelerin evlerinde tüketmek için ürettiği ‘Ağın Leblebisi, Coğrafi işaretin alınmasıyla birlikte oluşan talep yoğunluğu ailelerin geçim kaynağı olduBölgede üretilen nohut, yine bölgede çıkan özel bir kumla meşe ateşi üzerinde hazırlanmasında büyük emek veren aileler, leblebinin kilosunu 25 TL’den satıyorELAZIĞ – Elazığ’ın Ağın ilçesinde nohudun meşe ateşi eşliğinde yöreye has kumla kavrulmasıyla üretilen ‘Coğrafi Tescilli’ leblebi her yıl biraz daha fazla talep görüyor. Ağın Leblebisini bir dönem tüketecekleri kadar üreten aileler, talep artınca geçim kaynadığı olarak üretip kilogramını 25 TL’den satmaya başladı. İlçede yetiştirilen tüylü nohut hasadının ardından evlerin önünde kurulan ocaklarda yöresel yöntemlerle üretimi gerçekleştirilen Ağın leblebisi, 2 yıl önce alınan ‘Coğrafi İşaret Tescili’nin ardından her geçen yıl biraz daha fazla talep görüyor. Her aşaması özenli ve zahmetli olan leblebinin yapımında kullanılan yöreye has nohut, kum ve meşe ateşi üzerinde lezzet üçgeni oluşuyor. Yapımı için önce nohutlar, kazanlarda suyla kaynatılıyor. Kaynayan nohutlar, büyük saçlarda meşe odunu ateşinde sıcak kumla kavruluyor. Kavurma işlemi bittikten sonra tekrar bir eleğe dökülen nohutlar, kabukları soyularak tüketime hazır hale getiriliyor.Yılda ortalama 300 ton leblebi üretilen ve tescillenen Ağın leblebisi Türkiye’nin yanı sıra yurt dışından da talep görüyor.Daha önce kendileri için yapıyorlardı, şimdi geçim kaynadığı oldu15 yıldır Ağın leblebisi yaptıklarını belirten 3 çocuk babası Mehmet İkinci(50), ’15 yıldır bu işi yapıyoruz. Leblebimizin özelliği doğal olması, hiçbir katkı maddesinin olmamasıdır. Aynı zamanda evin bütçesine katkı sağlıyor. Şuan yaptığımız leblebi bayağı talep görüyor ve yetiştiremiyoruz. Tüm iller olmak üzere yurt dışına kadar gidiyor. Biz bunu ilk zaman evlerimiz için yapıyorduk. Sonradan talep çoğalınca geçim kaynağı oldu. Ailemle beraber yapıyorum. 15 yıl oldu. Leblebinin diğer bir yanı da sıcakta yapılmasıdır. Sıcak olmadığı zaman o kaliteyi, gevrekliği ve yumuşaklığı almamız çok zor. Havanın en az 30 derece olması lazım. Sıcaklık çok önemli. Soğuk havalarda genelde leblebi yapmayız. Bunun bir sezonu vardır. Kasım ayından sonra el yapımı leblebi olmaz. Kumumuz özel. Bademli köyünden getiriyoruz ve dağdan çıkıyor. Leblebiye has ve özel bir kum. Diğer kumlara benzemiyor. Değişik ve suyu andıran bir yapısı var. Nohutla buluştuğu an süper bir birleşme oluyor. Leblebi ile kum birbirine aşık hale geliyor’ dedi.’Ocağın başında 200 dereceyi buluyor’Yazın 40 dereceye kadar yaklaşan sıcaklıklarda çalışmanın zor olduğunu aktaran 3 çocuk annesi Şengül İkinci ise, ocağın başında bu sıcaklığın 200 dereceye ulaştığını kaydetti.Ocağın sıcağına müşterilerin yaklaşamadığını anlatan İkinci,zor bir işleri olduğunu çocuklarının okuması için leblebi üretimi yapıp sattığını onların eğitimini tamamlamasından sonra bırakmayı düşündüğünü anlattı.leblebi yaparken sadece tuz ve su kattıklarını anımsatan ikinci, kilosunu da 25 TL’den sattıklarını ifade etti.’300 ton üretimi yapılıyor’Ağın leblebisinin farklı bir damak tadına sahip olduğuna dikkat çeken Kaymakam Fatih Cıdıroğlu ise, ‘Ağın’ın Bademli köyünden çıkan yüzde 90’nı kalsiyum karbonat olan nohutun leblebiye dönüşümünde uçan kum kullanılıyor. Farklı bir kum kullandığında aynı tadı vermiyor. Odunu meşedir. Nohutu, tüylü nohut diye tabir ettiğimiz yörede yetişen bir türdür. . Bu 3’ü olmazsa olmazdır. Farklı bir kum ve nohuttan yapıldığı zaman bu lezzeti vermiyor’diye konuştu.Geçtiğimiz yıl 300 ton üretim yapıldığını dile getiren Cıdıroğlu,’ Üreticilerimiz taleplere yetişemiyor. Tüketicilerden daha fazla talep var. Ağın leblebisi coğrafi işarete sahip tescilli bir üründür. 2017 yılında kaymakamlık girişimleri ile Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işareti alınmış. Bundan sonra talepler daha fazla artmış durumda’ diye bilgi verdi.

Bir önceki yazımız olan Ailelerin geçim kaynağı Coğrafi işaretli Ağın leblebisinin lezzet yolculuğu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir